Salsa

Birçok popüler müzikte olduğu gibi, salsa da Afrika'nın, yeni dünya'nın kozmopolit kültürüyle buluşmasıyla ortaya çıkmıştır. Salsa, genellikle Karayipler kökenli olduğu vasayılan bir müzik ve dans çeşididir. Önceleri yalnızca Güney/Orta Amerika kökenli kişiler arasında yaygın olan bu müzik türü, özellikle 1980'lerden sonra yeryüzünün her köşesinde sevilir duruma gelmiştir.

Birkaç müzik türünün karışımından oluşmuş olan Salsa, sık sık da Küba kökenli değişik müzik türlerini tanımlamak için de kullanılır. Belki de bu yüzden bu türe İspanyolca'da "sos" anlamına gelen Salsa sözcüğü uygun görülmüştür. Malzemesi nerede yapıldığına bağlı olarak değişen bir salça.

Salsanın kökeni konusunda değişik görüşler vardır. Çoğunluk salsanın öncelikle 1930'larda ya da 1940'larda Küba'nın Son müziğinden geldiğini öne sürse de, Aslında tartışma gruplarına baktığınızda, Portoriko'lular ve Küba'lılar arasında, Salsa'nın kendilerine ait olduğuna dair derin tartışmalar var.

Gerçekte salsa birçok Latin ve Afro-Caribbean danslarının birleşimidir. Herbiri, salsanın gelişiminde önemli rol oynamışlardır.

Evet, hareket olarak modern Latin dans müziğini Küba kurduysa da değişik içeriklerle bu dansın transformasyonu Karayipler dışında, New York ve Miami sokaklarında gerçekleşmiştir..

Salsa değişik ülkelerin değişik müziklerine verilen ortak bir lakap olarak popülaritesini kazandı. Rumba, Son Montundo, Mambo, Guaracha, Cha cha cha, Son, Charanga, Cumbia, Merengue, Plena,Danzon, Guguanco, Festejo, bomba, cubop, Guajiro ve daha birçoğu. Bunların bir bölümü kendi karakterlerini yarattılar bazıları da harmanlanıp Salsayı oluşturdular. Daha kısa ve net bir anlatımla söylemek gerekirse, Salsa , Küba Son müziğinin birtakım diğer tarzlarla karıştırılıp modernize edilmiş halidir diyebiliriz.

Salsa şarkılarının sözlerinde çok geçen bir kelime vardır: "SON". Son salsanın tam anlamıyla orijinidir. Yani salsa Küba son müziğinin modernize edilmiş halinden başka bir şey değildir. Diğer müzik türleri ve zengin enstrümanlarla geliştirilmiştir.

Bu özelliğinden dolayı da, salsanın orijinal türü diye bir şeyden bahsetmek olanaksızdır. Bu türün ilk uygulayıcıları Ignacio Piñero María Teresa Vera ve Miguel Matamoros İspanyol koloni kültüründen aldıkları gitarlar ve geleneksel Küba çalgılarından guiro maracas ve clave ile bu müziği yıllar sonraya taşıyacak altyapıyı kurmuşlardır. kısa zamanda Havana sosyetesi o zamana kadar yaptığı Waltz Danza Contradanza ve Danzón gibi dansların yanında "SON" da yapmaya başladılar. O zamanların en popüler gece klüplerinden Casino Deportivo ve Casino de la Playa dünyanın dört bir yanından buraya kumar oynamaya gelen zenginlere SON müziğini tanıttı.

Zamanla yeni gruplar yeni müzik anlayışları ve yani enstrümanlarla son geliştirildi. Piyano perküsyon aranjmanları ve üflemelei çalgılar SON müziğe katıldı. Küba`nın ekonomik durumu kötülşetikçe müzisyenler para kazanmak için Amerika birleşi Devletleri ve Meksika`ya göç ederek yaptıkları müzikle geçimlerini sağlamaya başladılar. Zaman geçtikçe evlerinden uzakta olan bu müzisyenler kayıtlar yapmaya ve giderek ünlenmeye başladılar.

60`lı yıllara gelindiğinde amerika`da yaşayan latin müzisyenler klasik son müziğine Rock`n Roll Merengue Bossanova Cumbia Cha Cha Cha Mambo ve Boogie-Woogie gibi popüler müzik türlerini kattılar. Gelenkesl latin ritimlerini bozmadan ortaya çıkarttıkları bu türe sevecn bir isim buldular: BOOGALOO". Latin müziğin efsanesi Tito Puente New York`s Madison Square Garden`daki Fania All Stars konserinde Kendinden geçmiş şekilde danseden kalabalığa "Esto es una gran SALSA!". diye seslendi.

Bu sözler çok ünlü bir Küba Son şarkısı olan "Echale Salsita!" da dan alınmıştı. Tito Puente`nin Fania All stars konserinde söylediği bu sözler kısa zamanda bu müziğe kısa etkileyici ve tanımlayıcı bir isim arayan plak şirketlerinin pazarlamacıları tarafından kullanıldı. Ve SALSA etiketi günümüze kadar yaşadı. Ne tesdüftür ki bu müziğe salsa denmesine en çok kızan kişi de Tito Puente'idi.

Kolombiya Cali sokaklarında dans eden insanlar, Küba Havana'nın klüplerinde dans edenlerden farklı bir şekilde dans ederler. Aynı şekilde Miami'de yaşayan Kübalılar, Küba'da yaşayan Kübalılar'dan farklı bir şekilde dans ederler. Dünyanın her yerindeki dansçılar Salsa müziğini kendilerince yorumlar ve kendi stillerini yaratırlar.

Salsayı bugün bildiğimiz farklı ve figür zenginliğine sahip bir dans yapan şey zaten gelişiminde çok büyük bir oranda yaratıcılığın kullanılmasıdır. Buna karşın, aynen bir dilin lehçeleri olması gibi, dünyanın belirli bölgelerine belirgin olarak diğerlerinden ayrılan salsa stilleri ve salsa okulları vardır. Her birinin ayak figürleri ve dönüş özellikleri birbirinden farklılık gösteren bu stiller aynı dansı farklı yaklaşımları, farklı felsefeleri, farklı modaları olarak kabul edilebilir. Bunlardan en çok bilinenleri "Los Angeles (LA) Stili", "New York Stili", "Küba Stili" ve "Miami (Casino) Stili"dir. Her stil aynı salsa ritmini ayrı bir şekilde yorumlar ve etkileyici bir sanatsal yaratıcılık içerir.

Salsa hareketleri 8 vuruşluk ritimlerden oluşur. Salsa hareketlerinde genelde 4 vuruşta 3 adım kullanılır. Atlanan bir vuruş ise çeşitli ayak teknikleriyle doldurularak dansa bir tarz katılabilir. Salsa müziği genelde karışık perküsyon ritmleriyle doludur ve dakikada ortalama 180 vuruş içeren hızlı bir müzik çeşididir. Salsa dansın, Foxtrot veya Samba gibi dans pistini tümüyle kullanmayı gerektiren danslardan değildir, daha çok bulunulan yerde, çok fazla yer değiştirmeden yapılır. Salsa her ne kadar genelde eşli yapılsa da solo olarak da yapılabilen bir danstır.

Tanınmış salsa şarkıcıları arasında Celia Cruz, Oscar d'Leon, Hector Lavoe, Ray Barretto, Eddie Palmieri, Willie Colon, Marc Anthony, Victor Manuel, Grupo Gale, Grupo Niche ile Dark Latin Groove sayılabilir.

Salsa Stilleri

LOS ANGELES (LA) STİLİ SALSA

Yapılan salsa yarışmalarına, dans okularına ve verilen salsa derslerine bakılırsa, dünya üzerinde en fazla uygulayıcısı bulunan salsa stili Hollywood vari parlak gece eğlencelerinde ortaya çıkan Los Angeles stilidir demek pek de yanlış olmaz. Temel adım olarak paralel sistem mambo adımını kullanan LA stili, jazz dans, swing ve salon danslarından izler taşır. Bu stil erkeğin bayanı çizgisel bir hareketle vücudunun yanında geçirmesi için yönlendirdiği "Cross Body Lead" hareketleri üzerine kuruludur. Bayanın sürekli düz bir çizgi takip ettiği, erkeğin bunu sağlamak için bu çizginin bazen üzerinde bazen dışında yer alması, bu stili diğerlerinden ayıran en önemli öğelerdendir. LA stili bu özelliği ile bayanı ön plana çıkaran bir türdür.

1-ON-1 diye adlandırılan; yani başlangıç adımı olarak müzikteki bir barın birinci vurusunu kullanan LA stili salsa, bu özelliği ile çok sayıda yatırma, dönüş, düşüş gibi akrobatik hareketler ile keskin başlangıç ve bitişleri mümkün kılar. İzleyenlerin başını döndüren bu seksi ve etkileyici hareketler, özellikle gösteriler için bu stili çok elverişli hale getirir. Küba stiline has olan karmaşık kol hareketleri LA stilinde baskın değildir.

LA stili salsa, içinde barındırdığı "shine" adı verilen karmaşık ayak figürleri ve şık el ve vücut hareketleri ile çiftlerin birbirlerinden ayrı bir şekilde dans etmesine olanak tanır. Dans rutininde verilen bu mola, dansçıların hem kendi bireyselliklerini ortaya koymalarını, hem de partnerlerinin stilini takdir etmelerini sağlar. Ayrıca gösterilerde bir ya da daha fazla çiftin ortak shine'ları senkron yapıldığında büyük bir görsel zenginlik sunar. "Shine"lar daha çok conga vuruşlarının hızlandığı ve güçlü bir şekilde duyulduğu yerlerde yapılır.

NEW YORK (NY) STİLİ SALSA

Temel adım olarak LA stili gibi mambo adımını kullanan ve hareketlerde LA'in çizgiselliğini barındıran New York stili pek çok mambo dansçısının yetiştiği New York'taki Dans Club ve Salsa okullarında ortaya çıkmıştır. Bu stil yine mambo'dan gelen bir alışkanlıkla başlangıç adımı olarak bir barın ikinci vurusunu kullanmasıyla (1-ON-2) kendini belli eder. NY stili hem baylar hem de bayanlar için çok sayıda basit ama hızlı ve çoklu dönüşler içerir. NY stili diğerleri arasında belki de bayanı en çok öne çıkaran stildir.

Yapılan hareketlerin teknikliği rağmen izlendiğinde LA stiline göre çok daha akıcı, karmaşıklıktan uzak, temiz ve yumuşak gözüken bir stildir. Müziğin ilk vurusunu adımsız geçiren bu stil, dansçıda daha melodik ve zengin bir tat bırakır. Belki de bu sebeple NY stili dans edenler izleyenler için değil, sadece kendileri için dans ediyor gibi görünür.

"Shine" figürleri NY stilinin de temel öğelerinden olup dansçıların kendilerini sergilemesi için en uygun aralıklardır.

KÜBA STİLİ SALSA

Küba stili bilinen salsa türlerinin en eskidir denebilir. Salsa gibi köklerini Küba'dan alan bu tür, geleneksel Son, rumba ve orisha danslarının özelliklerini barındırır. Örneğin Küba stilinde görülen omuz silkeleme hareketi tipik bir rumba öğesidir. Bu stilde, diğer stillerin aksine erkeği ve erkek hareketlerinin baskınlığı ile göze çarpar. Temel adım olarak daha çok alternatif sistem Guapea (ters Mambo) adımını kullanır. Hareketler LA ve NY stillerindeki çizgisellik yerine daha yuvarlak hatlar üzerinde uygulanır.

Kübalılar dans ederken hızlı ve çoklu dönüşleri çok fazla kullanmazlar. Bunun yerine vücut hareketleri çok daha ön plandadır. Kübalı dansçıları izlediğinizde dansın afro-küban karakteri rahatlıkla görülebilir. Küba stili salsanın vücut duruşu diğer stillerden biraz farklıdır. Kübalı dansçılar biraz öne eğilerek ve dizleri öne doğru bükük şekilde dans eder. Ayrıca partnerler LA ve NY stillerine nazaran birbirlerine çok daha yakın pozisyondadır. Adımlar yine bu stillere göre çok daha küçüktür. Bu özellikleri ile yere daha yakın dans edildiğinden kalça hareketleri kendini çok rahatlıkla gösterir.

Salsa okulları Küba stilini 1-ON-1 ya da 1-ON-2 diye gruplandırmazlar. Bunun yerine tempoyla birlikte ya da tempoya ters anlamında "a tiempo" ve "contra tiempo" terimlerini kullanırlar ya da "ezgiye göre dans etmek" ve "clave'e göre dans etmek" derler. Hızlı timba müzikleri "a tiempo" dans edilirken, yavaş son parçalarında "contra tiempo" dans ederler. Kübalı dansçılar kendilerini müziği oluşturan clave'e (müziğin her ölçüsünden kendini tekrarlayan 5 notalı ritmik doku) ya da bass, conga gibi tumbao'yu (Ölçünün 2. ve 4. vurularını belli eden ritim) çalan enstrümanlara göre ayarlarlar.

Perküsyonun ağırlıklı olduğu aralıklarda eşlerin birbirlerinden ayrılarak kendi hünerlerini sergilemeleri Küba stilinde de görülür. Dansın bu kısmındaki hareketler daha çok Africa tören danslarını çağrıştırır. Küba stili ayrıca pek çok çiftin birlikte dans ettiği "Rueda De Casino" ve bir erkeğin birden çok bayanı dans ettirdiği "Casino Suelta" türlerini de içinde barındırır.

MİAMİ (CASİNO) STİLİ SALSA

Küba'da insanların toplandığı meydanlara verilen Casino isminin 50'li yıllarda Havana'daki ünlü gece kulüpleri Casino Espanol veya Casino De Deportivo'dan geldiği söylenmektedir. Bu kulüpler o zamanın en ünlü salsa dansçılarının gelerek kendi aralarında küçük yarışmalar düzenledikleri, tüm hafta boyunca ortaya çıkarıp çalıştıkları figürleri birbirleri ile paylaştıkları ve salsa dersleri verdikleri mekanlardı. Bu dansçılar aman içinde türettikleri bu hareketlere kendilerine göre bir isim bulmaya başladılar. Bu eğlence mekanlarının kapanmasından sonra burada ortaya çıkan yapılan dans stiline Casino, bu stille dans edenlere de Casinero denmeye başladı.

Nesiller boyunca aktarılan bu dans 80'lerin başında kübalı göçmenler tarafından Güney Florida sahillerine taşınana kadar Küba dışında kimselerce bilinmiyordu. İlk yıllarda O Miami ve Miami Hilton'un içindeki Club Mystique'de görülmeye başlanan bu orijinal dans stili çember halinde de yapılabildiğinden çok ilgi çekmesine rağmen karmaşıklığı yüzünden kolayca yayılamadı. Ta ki Club Mystique'in sahipleri ilgiyi görüp her perşembe gecesi kulüplerinde bu dans kursları vermeye başlayıncaya kadar... Radyo reklamları ve fısıltı gazetesi sayesinde bir anda tüm şehir bu dansı tanır oldu. Kısa zamanda casino salsanın ilk Miamili uygulayıcıları yeni hareketler türetip şehrin çeşitli yerlerinde stüdyolar açtılar, bu stilde salsa dans dersleri verdiler ve televizyon programlarında bu stili tanıttılar. Amerika kıtasına ilk gelişinden sadece 10 yıl kadar sonra, 90'lara gelindiğinde miami stili çoktan dünyaya yayılmaya başlamıştı.

Aslında Miami stili salsa Küba stilinin modernleştirilmiş versiyonudur demek çok da yanlış olmaz. Temel adım olarak bazen Mambo; ama çoğunlukla Guepea kullanan bu stilde de hareketler yuvarlak hatlar taşır. Görsel olarak adım zenginliği kadar üst vücut kullanımı ve karmaşık kol hareketleri ön plana çıkar. Dönüşler ve kombinasyonlar dar bir alanda dans etmeyi mümkün kılacak şekildedir. Bazı kombinasyonlar o kadar uzundur ki, miami stilinde bir şarkıyı 3-4 kombinasyon yaparak bitirmeniz mümkündür.

Küba ve Miami stillerinde bazen dansçılar bazen Guepea'yı 3 ve 8. vurularda aksan adımları denilen yalancı adımlar ile yaparlar; adımlarını 1-2-4 ve 5-6-7'nci vurularda basarlar. "Tapping" olarak adlandırılan bu süsleme çeşitli hareket ve dönüşlere girişte dansa farklı bir tat verir. Tapping daha çok yavaş müziklerde ve sadece bazı adımlarda kullanılır.

Miami (Casino) ve Küba stilleri, yuvarlak yapılarından dolayı salsanın çember halinde dans edilmeye en uygun türleridir. Bugün dünya üzerinde bilinen Salsa Çemberi (Rueda De Casino) hareketleri, temellerini Küba stili salsadan alıyor olsa da hareketlerin çok büyük kısmı Casino stiline aittir.


Site By: Tenitre